Feeds:
Posts
Comments

Archive for January, 2012

Aynadaki ben

Garip görünüyorum, dudaklarımın ucundan süzülen hava buğ bırakmıyor camın üzerinde. Tüm bedenimde ısrarcı bir acı yankılanıyor, kalbimin her atışında ve kanımın her çekilişinde orada olduğunu hatırlatan kendi ritmi olan bir acı. Biraz zaman verince unutacağım bir acı duyuyorum. Öyle isyan edilecek bir şey değil zaten şikayet edeceğim bir babası olan bedene sahip bir şey değil ki bu, benim bile varlığını inkar etmek istediğim bir şey bu. Doğrulmaya çalışıyorum. Bana bakıyor; ” o kadar da iyi bir fikir değilmiş değil mi” diye sırıtarak bana bakıyor. Konuşmuyor ama sesini herkes duyuyor. En azından artık onu herkes duyuyor. Derin kesilmiş bileğim, çirkin bir yırtık, kapanmayacak, dikilemeyecek bir parça. Tekrar doğrulmayı deniyorum. Başım dönmüyor ama sendelemeden duramıyorum. Eksilen kan tüm kaslarımı görevlerine devam ettirecek otoriteye mal oluyor anlaşılan. Düşüncelerim de kontrolden çıkmadan bir şeyler söylemeliyim, son sözler. Son sözler olarak hatırlanacak şeyler söylemeliyim. Bir iki damla kanın eksikliği değil beni güldürecek olan.

 

Sonra devam eder.

Advertisements

Read Full Post »