Feeds:
Posts
Comments

Archive for September, 2012

12 haziran- 30 eylül 12

Bir süredir sadece okuyordum günlük ama son birkaç gündür  “yazmak istiyorum” diye düşünürken buluyorum kendimi. Tam olarak emin değilim ne yazmak istediğimden. Aslında, galiba konuşmak istiyorum, konuşup yazmak istiyorum. Zor şeyleri düşünmeyi seviyorum. Daha doğrusu zor şeyleri değil insanların tabu kabul ettiği şeyleri başka seviyelerde düşünmeyi.

Mesela (gerçi şimdi vereceğim örnekler şiddet ve cinsellik olduğu için hiç hayal gücüm yokmuş gibi görünecek ama bunlar ilk akla gelenler idare et günlük) diyorum ki çoğu çevre ve topluluk için aynı cinsin ilişkileri tabu ya da yaklaşılırken uç duygularla yaklaşılan, kolay kabul edilmeyen bir şey oluyor. Yani şimdi senden gay bir ilişkiyi düşünmeni istesem aklına iki erkek ya da iki kadın birlikte gelecek değil mi? Genellersem öyle olacağını düşünüyorum ya da belki de herkes basit düşünüyordur diye kabullenmişim. Neyse şimdilik senin öyle düşüneceğini farz edelim günlük. Tamam benim yaptığım ne? Ben o görüntüyü alıp farklılaştırmayı seviyorum mesela neden iki kişi? O ilişkiye bir kişi daha ekleyelim. Ne yani üç kişiyi aynı anda alacak büyüklükte yatak yok mu dünya da. Tamam sonrasında diyorum ki bunlar üç kişiler değil mi? Hayır artık değiller yani aslında öyleler ama artık değiller. Dur bir saniye günlük kafa karıştıracak bir şey söylemiyorum bekle biraz. Gördüğün herşeye inanma. Evet üç kişiler ama beden olarak sadece iki kişi var. Bak yatak sorununu da çözdüm. Karakterlerimden biri çift kişilikli evet aynı bedende çift karakter ve farklı cinsiyetler.

Şimdi eşi benzeri olmasın istiyorum bu kurgunun onun için farklı bir boyuta daha geçmeliyim hala yeterince zor değil hayal etmesi. Karakter arasında da bir aşk üçgeni olmasını istiyorum ama hepsi tek taraflı karşılıkları yok. Ne yani gay bir çift sonra yatak ve cinsellik kelimeleri geçti diye hemen mi yönlendirdin beynini yok öyle bir şey. Şimdi dinle çok basit malzemeler kullandım. İki beden, üç karakter ve bir aşk üçgeni. Şimdi bu durumda olacakları düşünmek işte bundan sonrasında olacakları hayal etmek, sahneleri; ufak ufak sahneleri, diyalogları hayal etmek çok şekerli, çok tatlı. Aslında hala bir tatminsizlik var içimde sanki hala yeterince eşsiz benzersiz bir düşünce olmadı bu. Ne katabilirim başka şimdilik bilmiyorum. Bildiğim vakit yazarım zaten. Bunun dışında düşünce yapımı daha sağlamlaştırmak için bir örnek daha lazım. O da şiddetten gelsin. İlk basamak yine aynı bir karakter hayal et; herşeyin sonuna varmış. Kendini öldürmek istiyor. Tamam şimdi diğer boyut, ikiye katla bu karakteri. Tek başına kendi kendine konuşan karakterler çok sıkıcı, fazla içlerine kapanık oluyorlar.  En iyisi iki hatta daha fazla karakter. Neyse birbirinin aynı iki karakter. İkisinin de yolu bitmiş , ölmek istiyorlar ve ölüyorlar da. Aralıklardaki boşlukları geçiyorum. Şimdi zorlaştıralım işleri artık yavaş yavaş hayal etmesi zor olan seviyelere geçmek lazım. Bu iki karakter intihar etmesin, birbirlerini öldürsünler istiyorum. Hayır öyle vahşice değil sakin sakin karşılıklı oturup kanlarını akıtsınlar birbirlerinin. Yani hayal etmek istediğim kısım işin teslimiyet kısma başkasının elinden intihar etmek. evet üzerinde düşünmek istediğim şeyin ismi bu, başkasının elinden intihar. Neler söyleyecekler, neler görecekler, nasıl ölecekler, neden ölecekler? Peki öldükten sonra bu bir intihar sayılacak mı? Yoksa bu gerçekte cinayet mi oldu? İşte bunları düşünmek, sahneleri ve diyalogları kafamda canlandırmayı seviyorum. Elimdeki malzemelerle çok fazla fantastik kurguya kaçmadan bir hikaye kurgulayıp onu taşıyabildiğim kadar farklı seviyelere taşımayı seviyorum. Ne yazdım hiç okumadım ama neyse ben kaçtım günlük.

Advertisements

Read Full Post »